İçeriğe geç
← Tüm Yazılar

OKULUN İLK GÜNÜ VE EĞLENCELİ LUNAPARK GEZİSİ

16
Yazar: Azra Gökçe (10 Yaşında)
Beğen0

Yeni başlangıçlar, arkadaşlar ve lunaparkta geçen neşeli bir gün üzerine...

Herkese merhaba! Bugün biraz heyecanlıyım çünkü bugün okulun ilk günü. Uzun zamandır arkadaşlarımı görmüyorum, o yüzden onları çok özledim. Hemen en sevdiğim mavi tişörtümü giydim ve mutfağa koştum. Mutfağa girer girmez yüzüme vuran sıcak hava beni bunaltmıştı. Fakat çilek reçelinin kokusu ve tavada dans eden sucukları görünce neşem yerine gelmişti. Kahvaltımı bitirdikten sonra hazırlanıp okula gittim. Okula biraz geç kaldığım için sınıfımın nerede olduğunu öğrenemedim. Bu yüzden sürüsünü kaybetmiş karınca gibi koridorda sürekli dolaşıp durdum. Arkadaşlarıma soramadım çünkü önümde bir sürü çocuk vardı. Onlara seslenmeyi denedim ama duymadılar. Nasıl duyabilirlerdi ki zaten, o kadar uğultuda ben kendi sesimi bile duyamıyordum. Öğretmenime sormayı düşündüm ama bu kalabalığın içinde onu da bulamadım. Sanırım sınıfımı kendim bulmam gerekiyordu. Ama ondan önce biraz dinlenmek istedim çünkü çok yorulmuştum. Koridorun sonundaki banka doğru yürüdüm ve oturdum. Oturduğum yer soğuk ve ıslakmış gibi hissettiriyordu. Arkama bir baktım ki, ne göreyim! Bank yeni boyanmış ve boya da henüz kurumamış. İnsan oraya bir uyarı yazısı koyar, değil mi yani? Arkam çok kötü görünüyordu, ne yapacaktım şimdi? Acilen bir çözüm bulmam gerekiyordu. Silmeyi denedim ama olmadı. Bir türlü çıkartamadım. Hımmm! Aha! Aklıma bir fikir geldi. Ceketimi çıkarıp belime sardım. Bu geçici bir çözümdü ama en azından okulda rezil olmazdım. Eyvah! Zil çalmak üzere, sınıfıma gitmem gerekiyor ama sınıfımın nerede olduğunu henüz bilmiyorum. Koşa koşa öğretmenler odasına gittim. Öğretmenime sınıfımın nerede olduğunu sordum. Belime bağladığım ceketle koşa koşa sınıfa vardım. Sonunda sınıfa girebilmiştim. Hemen arkamdan öğretmen girdi ve başladı bir şeyler anlatmaya. Çok sıkılmıştım. İlk günden olacak şey miydi bu? Aklımdan bu düşünceler geçerken öğretmenimiz şöyle dedi:

“Evet çocuklar, size okulun ilk haftası için hediye olarak bir lunapark bileti veriyoruz. İster ailenizle gidin, isterseniz okulla birlikte.”

Öğretmenin sözü biter bitmez herkes sevinçten havalara uçtu. Heyecanla gitme planları yapılmaya başlandı. Drin drin! Yaşasın, zil çaldı. Ben de eşyalarımı toplayıp eve doğru yola koyuldum. Yolda sürekli şunu düşündüm: Lunaparka ailemle mi gitsem, arkadaşlarımla mı gitsem? Tam eve gelince kararımı vermiştim ki öğretmenin verdiği lunapark biletine dikkatlice baktım. Bir de ne göreyim, bilet iki seferlikti. Okulun ikinci günü. Evet, bugün lunaparka gideceğiz. Çok heyecanlıydım. Hemen çantamı hazırlayıp hızlıca ağzıma bir şeyler atıp okulun yolunu tuttum. Okula geldiğimde arkadaşlarım servis otobüsünün kapısında sıra olmuşlardı. Ben de sıraya girdim. Otobüse binip lunaparka doğru yol aldık. Bir saat sonra lunaparka gelmiştik. Lunapark çok güzel görünüyordu. Bir sürü eğlenceli oyuncak vardı. Biraz gürültülüydü. Şarkı sesleri, eğlenen çocuk sesleri, büfeden gelen patlamış mısır kokusu, tam bir şenlik havasıydı. Arkadaşlarımla çok eğlendik. İstediğimiz oyuncağa bindik. Pembe pamuk şekerimizi aldık. Çok yorulmuştuk.

Okuldan eve zor attım kendimi. Duşumu alıp yatağıma uzandım ve geçirdiğim eğlenceli günümü düşünerek uykuya daldım.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.