İçeriğe geç
Yazar: Nimet
Editör: Safiye Yilmaz
Beğen0
  Güneş tam tepedeydi. Kardeşim Deniz ile beraber bahçedeydik; upuzun çınar ağaçlarının yanında saklambaç oynuyorduk. Dışarıda bizim gürültümüz, içeride annemlerin konuşma sesi vardı. Sayma sırası bana gelmişti. “1, 2, 3…” diye sayarken içeriden annemin sesi duyuldu: “Deniz, Nehir! Bir bakar mısınız kızlar?!” Saymayı bırakıp hızlıca eve doğru koşmaya başladım. Deniz de saklandığı çalıların arasından çıktı ve beni takip etti. Eve girerken ikimiz de ne olacağını düşünüyorduk. Salona girdiğimizde tahmin ettiğimiz manzara ile karşılaştık. Annem ve babam kanepede oturmuş çay içiyorlardı. Halam ise karşı koltuğa iyice gömülmüş örgü örüyordu. “Kızlar, siz dün mahallede bir şarkı gösterisi yapmışsınız ya,” diye söze başladı babam. Ne istediğini anlayıp Deniz’e baktım, eş zamanlı olarak o da bana bakmıştı. Belli ki aynı şeyleri düşünüyorduk. “Halanız merak etmiş. O şarkılardan birini söyler misiniz?” Orgumu fişine takarken sordum: “Hangi şarkıyı söyleyelim?” “Yıldızların altında olur mu?” diye sordu halam örgüyü koltuğun üzerine bırakırken. Odadan gitarını alan Deniz yanıma geldi. “Yanmam gönlüm yansa da,” diye şarkıyı söylemeye başladım. Deniz’in gitarı ve benim orgum notalara eşlik etti. “Ecel beni alsa da gözlerim kapansa da, yıldızların altında…” Notaların havada uçuşması bittiğinde annemler bizi alkışlamaya başladı. Müzik aletlerini toplarken halam: “Kızlar, sizin bu konuda yeteneğiniz olduğu açık. Benim bildiğim bir sanat okulu var. Sizin yaşlarınızda çocuklarla çalışıyorlar. Sizi de oraya kaydetsek ne dersiniz?” Şaşkınlık içinde Deniz’le birbirimize baktık. Halamız bizim müzisyen olabileceğimizden bahsediyordu. Deniz heyecanla söz aldı: “Tabii ki de çok isteriz.” Halam bize sarılmak için tam ayağa kalkacakken babam araya girdi: “Emin misiniz? Yani ne kadar iyi bir kurs bilmiyoruz.” O sırada annem araya girdi: “Hem kim bilir nerede?” Halam gülümseyerek: “Müzik okulu Ankara’da. Öğrencileri için bir pansiyonu da var. Merak etmeyin, benim orada bir arkadaşım var. Bana kurstan bahsetti. Okul çok başarılı ve birçok sanatçı yetiştirmiş. Bence bunu bir düşünün, bu çocukların burada harcanması yazık olur.” O akşam halam gittikten sonra annem ve babamı ikna etmek için çok uğraştık. Bizi başka bir şehre göndermeyi istemiyorlardı. Oysaki yaşımız da çok küçük değildi. Onları zor da olsa, her tatilde geleceğimizi söyleyerek ikna ettik. 1 ay sonra Ankara’daki okuldaydık. Okulun nasıl geçtiği ile ilgili detaylara sizi boğmayacağım ama şunu demeden de edemem. 4 yıl sonra okulu birincilikle bitirip bir müzik grubu oluşturduk. Grubun adı Sokak Konseri. Çok ironik değil mi? Sokak konseri ile başlayan maceranın sokak konseri ile bitmesi. İlk konserimiz başlamadan önce yazıyorum bunu. Size de bir katkımızın bulunması dileğiyle bu şarkı size gelsin. “Yanmam gönlüm yansa da Ecel gelip alsa da Gözlerim kapansa da Yıldızların altında”  

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.