Sabah mis gibi reçel ve kızarmış ekmek kokusu ile uyandım. Sıcacık yatağımdan zıpladım ve odamdan dışarıya çıktım. Mutfaktan gelen mis gibi reçel kokusuna dayanamıyordum. Evdeki atmosferden belliydi bugün her zamankinden daha güzel geçecekti. Acıkmaya başlamıştım bile ama daha kahvaltı hazır değildi. En sevdiğim kitabımı elime aldım ve kendimi koltuğa attım. Reçelin kokusu hala burnumdaydı. Kitabı açtım ve sayfaları çevirdim, okumaya başladım. Güneş ışığı okumamı kolaylaştırıyordu. O kadar konsantre olmuştum ki evdeki sesleri bile duymuyordum, sanki gerçek dünyadan kopup gitmiştim. Sonunda annemin seslenmesiyle ürperdim ve kendime geldim.
“Kahvaltı hazır, herkes sofraya!”
Kitap ayracımı kitabımın arasına koyup sofraya oturdum. Kızarmış ekmekten bir tane kaptım. Herkesin yüzü bugün bir başka gülümsüyordu. Hiç kimse bu anı bozamaz derken birisi kapıya var gücüyle vurmaya başladı. Hepimiz bir anda irkilmiştik. Ne olmuştu ki!
Babam hemen koşup kapıyı açtı. Komşumuzun telaşlı konuşmasını hepimiz net bir şekilde duyduk. Yangın başlamış!
Hepimiz telaşla evden çıktık ve asansöre bindik. Aklımda sadece şu soru vardı; bu yangın neden çıkmıştı ve bize zarar verecek miydi?
Asansöre binip, aşağıya inmek için düğmeye bastığımızda, yangın sebebiyle asansör birkaç kat inip bir anda durdu. Korkudan bacaklarım titremeye başladı, bir yandan kardeşimin ağlaması bir yandan çığlıklar beni daha çok korkutuyordu. Gözlerimi kapattım ve annemin kardeşimi sakinleştirmek için söylediği ninniyi dinledim. Ninni ilaç gibi gelmişti, ama içimde hala bir korku vardı. Babam hemen alarm düğmesine bastı. Bir yandan da asansörün kapısını yumrukluyordu. Apartmandaki herkes birleşip uzun ve dayanıklı bir demir çubukla asansör kapısını açmayı başardı. Sonunda asansörden kurtulduk ve dışarıya çıktık.
Dışarıya çıktığımızda her yer dumanla kaplıydı ve hiçbir şey görünmüyordu. Sol taraftan gelen kırmızı mavi ışıklara doğru yürüdük, itfaiyeciler oradaydı. Çalışmalarının zor geçtiği belliydi. Uzun bir süre çabaladıktan sonra yangını söndürebildiler. Ama durum pek iyi görünmüyordu. Bazı evler yangından zarar görmüştü. Sahipleri ne yazık ki otelde kalmak zorunda kalacaklardı. Neyse ki alevler bizim evimize sıçramamıştı ve evimize dönebildik.
Bu yazıyı paylaşın:



