
Hazine Avı
O salı, her zamanki gibi çok sıkıcı geçen bir okul gününün son dersindeydik. Zilin çalmasına 10 dakika kalmıştı fakat herkes çantalarını toplayıp kollarına takmıştı. Melike Hoca ders anlatmayı bitirdikten sonra bir açıklama yapacağını söyledi. Herkes Melike Hoca’yı can kulağı ile dinlemeye başladı. Melike Hoca derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı:
“Çocuklar, yarın her ay yaptığımız gibi bir hazine avımız olacak. Yarın okula hazırlıklı gelin.”
Sonra ekledi:
“Bu sefer hazine avımızı bir dağda yapacağız.”
Bunu duyduğumuz an çok sevinmiştik. Yani ben, Ayşe, Ali ve Çisem. Çünkü biz her ay bu günün gelmesini bekleriz. Bu sefer çok şanslıydık. Hepimiz hazine avının yapılacağı dağı avucumuzun içi gibi biliyorduk. Okul çıkışında hemen buluştuk. İyi bir plan yapmamız gerekiyordu çünkü geçen ay Yazgı, Ozan, Mehmet ve Jale bizi kandırarak hazine avını kazanıp ödülü almışlardı. Bu yüzden biz de hemen beyin fırtınası yapmaya karar verdik. Ayşe, geçen ay onların bize yaptıkları gibi korkutarak kaçırmayı teklif etti. Ali ise iyi fikir bulamadı. Ben de onlara hazine avı iptal oldu demeyi teklif ettim ama sonunda en mantıklı fikrin Çisem’e ait olduğuna karar verdik. Çisem’in planı şöyleydi:
Bu fikre hepimiz bayıldık. Yarına hazırlık yapmak için evlere dağıldık.
Ertesi gün, hepimiz erkenden hazırlanıp evden çıkarak okulda buluştuk. Rollerimizi ezberledik ve hoca gelince de hazine avının yapılacağı dağa gittik. Melike Hoca süreyi başlattı ve herkes hazineyi bulmak için etrafa dağıldı. Hemen planı uygulamaya başladık. Ayşe, Melike Hoca’nın sesini o kadar iyi taklit etti ki diğer gruptaki arkadaşlarımızın hepsi hemen inandılar ve ormana doğru koşmaya başladılar. Biz de o sırada hazineyi bulduk.
Fakat hiç de sevinememiştik. Doğru bir şey yapmadığımızı biliyorduk. Bir nevi karşımızdakileri kandırmıştık. Bu yüzden hiçbirimizin içi rahat etmedi. Başkaları yanlış yapsa da bizim o yanlışa yine yanlış bir davranışla karşılık vermemiz saçmaydı. Biz de Melike Hoca’ya olan biteni anlattık. Melike Hoca, yaptıklarımızdan sonra bize biraz kızmış olsa da dürüstlüğümüzden dolayı bizi takdir etti. Hepimizi toplayıp bir konuşma yaptı. Bu etkinlikleri kazanmak için değil, eğlenmek ve takım olmayı öğrenmek için yaptığımızı anlattı. Diğer grup da biz de yaptığımızın yanlış olduğunu anlamıştık. Melike Hoca hepimize çikolata dağıtıp durumu tatlıya bağladı. Biz de vicdanımız rahat bir şekilde eve döndük.



